Bölüm 1 – Mors Alfabesi

Evimin önüne arabamı park ettikten sonra apartmana doğru yürümeye başladım. Hava zifiri karanlıktı önümü zor görüyordum etrafı aydınlatmak için çantamdan cep telefonumu çıkarıp fenerimi açtım. Sokakta sadece giydiğim topuklu ayakkabının sesi duyuluyordu. Hipnotize olmuş gibi o sesi dinliyordum. Soğuk bir rüzgâr esip beni kendime getirdi. Elimi çantama atıp anahtarlarımı aramaya başladım o sırada yoldan bir aracın geçtiğini duydum ve arkamı döndüm. İstemsizce arabayı inceledim beyaz bir BMW, plakasına baktım 34 bkn 1157 saçma sapan her şeyden şüphe etmeye başlamıştım. Araba sokağın sonuna geldiğinde kafamı geri çevirip çantama geri döndüm. Çantamdan anahtarlarımı çıkarıp kapıyı açtım. Apartmanın 4.katında oturuyordum ve merdivenleri yavaşça çıkmaya başladım o kadar çok yorulmuştum ki birinci katın sonunda yığılacak kadar güçsüz hissettim. Kendimi zar zor evimin kapısına yanaştım ve elimdeki anahtarlıklardan doğru anahtarı seçip kapını deliğine soktum. Kapıyı açtım eve girdiğimde çantamı yere atıp içinden dava dosyasını aldım, odama ilerledim masamın üzerindeki lambayı açtım. Sandalyeyi çekip oturdum dosyanın kapağını açtım ve başlıyorduk bu ilk sayfaydı her zaman en zoru ilk sayfayı incelemekti. Sayfanın sağ üstüne ataçla tutturulmuş bir kadın cesedi ve onun adli tıp inceleme raporu bu kadını sanki daha önce bir yerde görmüştüm hafızamı zorlayıp hatırlamaya çalıştım fakat o kadar yorgundum ki düşünemiyordum, sadece okumaya başladım cinsiyeti: kadın yaşı:18 gerçekten küçükmüş bir türlü anlayamıyorum bu cesedi nasıl bu kadar parçalayabilmişler bu canice, daha önce birçok vaka gördüm ama bu çok farklı sanki bunda ilgimi çeken çok fazla şey vardı. Bir ses duydum araba sesiydi. Sandalyeden kalkıp sesin kaynağını bulmaya çalıştım, sanırım sokaktan geliyordu Perdeyi kaldırım camdan dışarıya baktım bir araç apartmanımın önünde duruyordu Dur! Şimdi hatırladım bu demin gördüğüm beyaz BMW değil mi? evet evet o aman Allah’ım gecenin bu saatinde burada ne işi var ve aynı sokaktan neden tekrar geçiyor. Bu çok ilgin hemen perdeyi geri örtüp odamda yatağımın üzerinde duran diz üstü bilgisayarımı açtım ve Skype açıp abimi aradım. Genelde benim birçok davamda bana yardımcı olur ama nedense aramama cevap vermiyordu. Bende aramayı sonlandırıp ona bir mesaj attım -mesajımı görünce geri beni ara -aslında mesajlarda ona plakayı soruşturmasını isteyebilirdim fakat abim bu konularda biraz paranoyaktır bu tarz şeyleri yüz yüze konuşuruz bu özelliği zamanla bana da geçti galiba, skype kapatıp bilgisayarın kamerasına siyah bant yapıştırdıktan sonra masama geri dönmeye karar verdim fakat arabanın sesini duyamıyordum artık. Bu yüzdende camdan tekrar bakmam gerekiyordu, camdan tekrar baktığımda arabanın gitmediğini ve park ettiğini gördüm. Çantamdan telefonumu elime alıp cama geri döndüm ve yakınlaştırma özelliğini kullanıp bir resim çektim ve hemen perdeyi kapadım. Telefonumun parmak izi kilidini açıp galeriye girdim, fotoğrafı açtım ve aman Allah’ım bu adam ne yapıyor? arabanın içinden benim onu çektiğim gibi o da benim fotoğrafımı çekiyordu. Hemen kapımın önüne attığım çantamın yanına gidip asla kullanmadığım silahımı çıkarıp elimde sıkıca tuttum, anahtarlarımı odamdaki masanın üzerine bırakmıştım. Odama dönüp onları aldım ve kapıya geri döndüm. Kapımı kilitledim. Bu sefer salonun camına yaklaşıp perdeyi açmadan arabanın park ettiği yer baktım ve adam arabanın içinden fenerle evimin camına sanki mors alfabesiyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Televizyon ünitesindeki dolabı açıp içinden kalem ve kâğıt çıkardım. Uzun bir ara vermesini bekledim ve en baştan yazmaya başladım. Tamam başlıyoruz 1 uzun 3 kısa, 1 kısa, 1 uzun 1 kısa tamam ilk kelime bu sanırım, tekrar başlıyoruz 1 uzun 1 kısa 1 uzun, 2 kısa, 2 uzun, 2 kısa, 1 uzun 1 kısa, araba hareket etmeye başladı. Gidiyor ama nereye, araba sokağın sonu gidesiye kadar perdenin arkasından onu izledim. Bir nebze olmada için rahatlamıştı. Şimdi bu mors alfabesiyle ne yapacaktım. Aniden telefonum çaldı ve korktum sanırım bu gece korkudan ölecektim. Elimdeki silahı koltuğun üzerine atıp odama gittim. Arayanın kim olduğuna bakmak için telefonu elime aldım, arayan abimdi. Telefonu açmadım çünkü şu anda onla konuşacak durumda değildim ve ona abimin kurduğu ve mesajlarımızı başka kimsenin göremeyeceği o siteye gelmesin için bir kahve içmeye ne dersin yazıp gönderdim. Yatağın üzerine oturum bilgisayarımı açtım ve o siteye girdim. Abimin siteye giriş yapmasını bekledim. 5 dakika sonra bir mesaj geldi.-naber? – konuya bir an önce girmek istiyorum bu yüzden -sana bir resim yollayacağım bir bak istersen yardımına ihtiyacım var -dedim. Mors alfabesini ve arabanın resmini yolladım. Abim-bakıyorum- dedi. Her geçen saniye benim için daha zor geçmeye başlamıştı, göz kapaklarım yavaşça kapanmaya başladı artık bu yorgunluğa direnemeyeceğim. Başımı yavaşça yastığa koydum. Bir ses ve yerimden sıçrayarak uyandım. Abim mesaj atmış  hemen mesajları okumaya başladım ilk mesaj-mors alfabesinde ben kimim yazıyor- neden neden ben kimim yazsın ki ve bu adam gerçekten kim? neyse sonraki mesaj- plaka bir kadının üzerine kayıtlı ama kadın sanırım iki gün önce ölmüş yanı araba çalıntı.- -ne oluyor ?- ,- neden cevap vermiyorsun?- ,-alo, orda mısın ?- ,-gerçekten bu mors alfabesini nerede buldun ve neden bunu araştırıyorsun -, -telefonu aç konuşalım- ,-tamam Esra oraya geliyorum- ve son mesaj bu sanırım uyuyalı bir yarım saat olmuş. Sanki olanların hepsi bir rüya gibi geliyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir